Dolar : Alış : 5.3563 / Satış : 5.3659
Euro : Alış : 6.1030 / Satış : 6.1140
HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul10°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 22 Kategoride 362 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

MEDRESET-ÜZ ZEHRA İDEÂLİ (GAYE-İ HAYAL) 4.SAYI

18 Haziran 2016 - 560 views kez okunmuş
Ana Sayfa » BEDİÜZZAMAN»MEDRESET-ÜZ ZEHRA İDEÂLİ (GAYE-İ HAYAL) 4.SAYI
MEDRESET-ÜZ ZEHRA İDEÂLİ (GAYE-İ HAYAL) 4.SAYI

GENEL YÖNLERİYLE MEDRESETÜZZEHRA

MEDRESET-ÜZ ZEHRA FİKRİNİN SAİKİ

Sömürgeci Batı devletleri İslam Dünyasını kısmen doğrudan kısmen de dolaylı sömürgeler haline getirmişlerdi. Bu konumlarını güçlendirmek için arayış içinde idiler.Böyle bir dönemde bir İngiliz bakanın yaptığı bir konuşma gazetelere yansımıştı.

“Bir gün Tahir Paşa bir gazetede şu müdhiş haberi ona göstermişti.  Haber şu idi:İngiliz Meclis-i Meb’usanında Müstemlekât Nâzırı, elinde Kur’an-ı Kerim’i göstererek söylediği bir nutukta:

Bu Kur’an, İslâmların elinde bulundukça biz onlara hâkim olamayız. Ne yapıp yapmalıyız, bu Kur’anı onların elinden kaldırmalıyız; yahut Müslümanları Kur’andan soğutmalıyız, diye hitabede bulunmuş.

İşte bu müdhiş haber, onda tarifin fevkinde bir tesir uyandırmıştı. İstidadı şimşek gibi alevli, duyguları ve bütün letaifi uyanık ve ilim,  irfan, ihlas, cesaret ve şecaat gibi hârika inayet ve seciyelere mazhar olan Bedîüzzaman’ın, bu havadis üzerine: “Kur’anın sönmez ve söndürülmez manevî bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya isbat edeceğim ve göstereceğim!” diye kuvvetli bir niyet ruhunda uyanır ve bu saikle çalışır.” Tarihçe-i Hayat – 51

Said Nursi bu niyetini başka bir kitabında sonra şöyle ifade edecektir.

“Câmi-ül Ezher’e gitmek istiyordum. Âlem-i İslâm’ın medresesidir diye, ben de o mübarek medresede bir ders almaya niyet ettim. Fakat      kısmet olmadı. Cenab-ı Hak rahmetiyle bir fikir ruhuma verdi ki:Câmi-ül Ezher Afrika’da bir medrese-i umumiye olduğu gibi; Asya, Afrika’dan ne kadar büyük ise, daha büyük bir dârülfünun, bir İslâm üniversitesi Asya’da lâzımdır. Tâ ki İslâm kavimlerini, meselâ Arabistan, Hindistan, İran, Kafkas, Türkistan, Kürdistan’daki milletleri, menfî ırkçılık ifsad etmesin. Hakikî, müsbet ve kudsî ve umumî milliyet-i hakikiye  olan İslâmiyet milliyeti ile  ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨُﻮﻥَ ﺍِﺧْﻮَﺓٌ Kur’anın bir kanun-u esasîsinin tam inkişafına mazhar olsun. Ve felsefe fünunu ile ulûm-u diniye birbiriyle barışsın ve Avrupa medeniyeti, İslâmiyet hakaikıyla tam musalaha etsin.” Emirdağ-2 – 223

Medreset-üz Zehra hem Kur’an’ın Hakkaniyetine hizmet edecek, hem Alem-i İslamın uhuvvet ve terakki / ilerlemesini sağlayacak, hem sulh-u umumi / dünya barışna katkı sağlayacaktı.

Medeniyetler çatışması adı altında bilimsel teori gibi masum  gösterilen, insanlığı sürekli bir çatışma ve savaşa sürükleme  tezgahlarına da set teşkil edecektir.

Bugün memleketimizde Manevi  Medreset -üz Zehra kardeşlik ve barışın en mühim müessiri olduğu gibi, gelecekte de Manevi      Medreset-üz Zehra ,genişleyip maddeten de tahakkuk ettikçe İslam dünyasında ve insanlık aleminde sulh ve adalet içinde beraber yaşamanın  da mümkün olduğunu gösterecektir.

2)ASIL GÂYE

Üç dilli bir eğitim sistemine sahip olarak projelendirilen üniversite hem Müslümanlar arasında bağları güçlendirerek, kardeşliği pekiştirecek hem de dünya ile sağlıklı bir iletişime sağlam bir zemin olacaktı.

Bediüzzaman:”Ellibeş seneden beri, Medreset-üz Zehra namında Şark Üniversitesinin tesisine çalışmak ve o üniversiteyi biri Van’da, biri Diyarbekir’de, biri de Bitlis’te olmak üzere üç tane veya   hiç olmazsa bir tane Van’da tesis etmek için, Hürriyetten evvel    İstanbul’a geldim. Hürriyet çıktı, o mes’ele de geri kaldı.

Sonra İttihadcılar zamanında Sultan Reşad’ın Rumeli’ye seyahatı münasebetiyle Kosova’ya gittim. O vakit Kosova’da büyük biR  İslâmî dârülfünun tesisine teşebbüs edilmişti. Ben orada hem İttihadcılara, hem Sultan Reşad’a dedim ki:

“Şark böyle bir dârülfünuna daha ziyade muhtaç ve âlem-i İslâmın merkezi hükmündedir.” O vakit bana va’d ettiler. Sonra Balkan harbi çıktı, o medrese yeri istila edildi. Ben de dedim ki: “Öyle ise o yirmi bin altun lirayı Şark dârülfünununa veriniz.” Kabul ettiler.

Ben de Van’a gittim. Ve bin lira ile Van gölü kenarında Artemit’te temelini attıktan sonra harb-i umumî çıktı. Tekrar geri kaldı.

Esaretten kurtulduktan sonra İstanbul’a geldim.Hareket-i Milliyeye hizmetimden dolayı Ankara’ya çağırdılar. Ben de gittim.Sonra dedim: Bütün hayatımda bu dârülfünunu takib ediyorum. Sultan Reşad ve İttihadcılar yirmibin altun lirayı verdiler. Siz de o kadar ilâve ediniz. Onlar yüz ellibin banknot vermeye karar verdiler. Ben dedim: Bunu meb’uslar imza etmelidirler.

Bazı meb’uslar dediler:”Yalnız sen medrese usûlü ile sırf  İslâmiyet noktasında gidiyorsun.Halbuki şimdi garblılara  benzemek lâzım.”Dedim: O vilayat-ı şarkıye Âlem-i İslâm’ın bir nevi merkezi hükmünde, fünun-u cedide yanında ulûm-u diniye de lâzım ve elzemdir.Çünki ekser enbiya şarkta ve ekser hükema garbda     gelmesi gösteriyor ki, şarkın terakkiyatı din ile kaimdir.Başka     vilayetlerde sırf fünun-u cedide okutturursanız da şarkta herhalde millet, vatan maslahatı namına, ulûm-u diniye esas olmalıdır. Yoksa  Türk olmayan müslümanlar, Türk’e Hakikî kardeşliği hissedemiyecek. Şimdi bu kadar düşmanlara karşı teavün ve tesanüde mecburuz.”Emirdağ-2 – 183

Bediüzzaman Said Nursi, bütün hayatı boyunca Medreset- üz Zehra hedefinden hiç vazgeçmemiş engeller çoğaldıkça maddi /  fiziki inşasına muvaffak olamamış ama manen onu inşa etmiştir. Yazdığı Risale -i Nur külliyatını, Onu okuyup neşreden Nur  Talebelerini  ve Nur Medreselerini / Dershanelerini , manevi  medreset-üz Zehra olarak tavsif etmiştir.

” Cenab-ı Hakk’a yüzbin şükür ediyoruz ki, ellibeş sene bir gaye-i hayalim ve hayatımın bir neticesi olan Medreset-üz Zehra’nın    manevî hakikatını, siz Medreset-üz Zehra erkânları tamamıyla gösteriyorsunuz.” Emirdağ-2 – 109

Eski ve Yeni Said döneminde hem Kürtler hem de İslam Alemi için hayati öneme sahip olarak gördüğü medrese idealinden hiç vazgeçmeyen Nursi, İstanbul’dan Van’a bir dönüşünde bir Rus ile aralarında geçen bir konuşmada dahi bu medrese idealini görmek mümkündür. Sünuhat adlı kitapta o konuşma söyle aktarılır:

“Bundan on sene evvel Tiflis’e gittim. Şeyh San’an tepesine çıktım, dikkatle temaşa ediyordum. Bir Rus yanıma geldi. Dedi:

-Niye böyle dikkat ediyorsun?

Dedim:

-Medresemin plânını yapıyorum.

Dedi:

-Nerelisin?

-Bitlis’liyim dedim.

Dedi:

-Bu Tiflis’tir.

Dedim:

-Bitlis, Tiflis birbirinin kardeşidir.

Dedi:

-Ne demek?

Dedim:

-Asya’da, âlem-i İslâm’da üç nur, birbiri arka sıra inkişafa başlıyor, sizde birbiri üstünde üç zulmet inkişaa başlayacaktır. Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek, ben de gelip burada medresemi yapacağım.

Dedi:

-Heyhat! Şaşarım senin ümidine.

Dedim:

-Ben de şaşarım senin aklına. Bu kışın devamına ihtimal verebilir misin? Her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı vardır.

Dedi:

-İslâm parça parça olmuş.

Dedim:

-Tahsile gitmişler. İşte Hindistan, İslâm’ın müstaid bir veledidir, İngiliz mekteb-i idadisinde çalışıyor. Mısır, İslâm’ın zeki bir mahdumudur, İngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. Kafkas ve Türkistan, İslâm’ın iki bahadır oğullarıdır, Rus mekteb-i harbiyesinde talim alıyor, ilâ âhir.

Yahu şu asilzade evlâd, şehadetnamelerini aldıktan sonra, herbiri bir kıt’a başına geçecek, muhteşem âdil pederleri olan İslâmiyet’in bayrağını, âfâk-ı kemalâtta temevvüc ettirmekle, kader-i ezelînin nazarında feleğin inadına, nev’-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân edecektir.”Sünuhat – 71

3-MEDRESET-ÜZ ZEHRA’NIN FAYDALARI

Said-i Kürdi;Münazarat kitabında sözkonusu üniversitenin faydalarını beş maddede sıralamıştır.Onları özetleyelim;

Medreselerin  tevhid/birleştirip,ıslah etme

İsrailyat ve dine zararlı ve hikayelerden, islamiyeti arındırma

Meşrutiyet ve hürriyetin fayda ve güzelliklerini anlatacak bir mecra açma

Modern bilimleri/ maarif-i cedideyi medreselere sokmak için  bir kapı açma ve saf bir menba-ı fununun / bilim kaynağı açmak.

Mektep, medrese ve tekke ehlinin müsalahasını barışını temin etmek. Çünkü bunlar arasındaki çatışma, birleşmeye,ilerlemeye büyük engel teşkil etmekteydi.

Said Nursi, Ankara’ya davet edidiğinde Ankara’da yine bu maksadını takib etmekten geri durmamış, medresenin bir  faydasını  da ırkçılığın zararlarına mani olmak şeklinde ifade etmiştir. Tarihçe-i hayat- 144

 

MUSTAFA M.YAKUP

RONAHİYA İSLAM.COM. (Devam edecek)..

kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

YAZARA AİT YAZILAR

MEDRESET-ÜZ ZEHRA İDEÂLİ (GAYE-İ HAYAL) 3.SAYI

MEDRESET-ÜZ ZEHRA İDEÂLİ (GAYE-İ HAYAL) 2.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

TemaFabrika