Dolar : Alış : 3.7994 / Satış : 3.8062
Euro : Alış : 4.6666 / Satış : 4.6750
HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul11°CYağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 22 Kategoride 339 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

BİR ÜMİT YOLCULUĞU VE EBUBEKİR ŞEHREZORİ

29 Ağustos 2016 - 560 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ÖNCÜ ŞAHSİYETLER»BİR ÜMİT YOLCULUĞU VE EBUBEKİR ŞEHREZORİ
BİR ÜMİT YOLCULUĞU VE EBUBEKİR ŞEHREZORİ

CAPE TOWN- ŞEHRİZOR : BİR ÜMİT YOLCULUĞU VE EBUBEKİR ŞEHREZORİ 
Onlar Ümit Burnu’na, dünyaya medeniyet dağıtıyoruz diyenlerin köleleştirmek ve sömürü düzenin zalimane angaryasını taşıtmak için  götürülmüşlerdi.Bir zaman sonra dillerini onuttular. Kitabi olmayan dini bilgileri de yavaş yavaş bid’alara yenik düşmeye başladı. Çünkü onları götürenler sadece bedenlerini değil akıllarını ve ruhlarını da köklerinden koparmak istiyorlardı.
Evet onlar Güney Asya adalarından, medeni(!)Hollandalıların getirdiği Malaylardı.Zülum çarkının kusursuz işlemesi için bu mazlumlar dini kaynaklardan da mahrum bir şekilde getirilmişlerdi. İçlerinde hafızalarında ki bilgileri aktaran alimlerin öğrettikleri bilgiler, zamanla hurafe ve bid’alara mağlup olmaya başladı. 
Onlardan biryol bulup Hacca giden biri gördüğü din ile kendi yaşadıkları din arasında ciddi farkların olduğunu anlanmıştı.Onun getirdiği bilgiler ile yerel dini bilgilerin farklılığı,aralarında ihtilaflara sebeb oldu.Burada bir parantez açarak Bediüzzaman’ın hac hakkındaki söylediklerini hatırlamakta fayda vardır.
“Haccın bahusus tearüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesaîyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslâmı, İslâm aleyhinde istihdama zemin ihzar etti…..Milyonlarla ehl-i İslâm, hayr-ı mahz olan sefer-i hacca şedd-i rahl etmek yerine, şerr-i mahz olan düşman bayrağı altında dünyada uzun seyahatler ettirildi.”Sünuhat – 58
Demek hac maksadına uygun icra edilirse Müslümanlar’ in birçok meselelerinin çözümünde mühim vazife görebilir .
Bu arada zülum çarkı el değiştirir. Hakimiyet İngilizlere geçer. Müslümanların aralarındaki ihtilaf İngilizleri endişelendirir.Aklı başında olan Müslümanlar çare arayışına geçerler.İngiliz idaresine başvurarak Osmanlı’dan yardım talebinde bulunurlar. Kader İngilizlerin eliyle Osmanlı Devletine onların taleplerini iletir.
Sultan Abdülaziz, onlara şehrezorlu(Bugünkü Kuzey Irak’tan) âlim Ebubekir Efendiyi görderir.Ebu Bekir Efendi bir çok zorluklarla karşılaşır. Onların arasındaki İhtilaflar onun da önüne engel olarak çıkar. Halkın dilini bilmemesi ayrı bir engeldir. Ebubekir Efendi kısa bir zamanda onların dilini öğrenir, sabırla ihtilafların üstesinden gelir. Bir kısım kitapları onların diline çevirir. Bir yandan talebe yetiştirirken diğer yandan halkı İslami olarak bilinçlendirir.
Ebu Bekir Efendi medreseler açar,yetiştirdiği talebeler Güney Afrika’ya yayılır.Böylece halkın o bölgede İslamiyeti unutmasının, hurafelere maruz kalmasının önüne geçilir.
Rivayet ediliyor ki,ilim yolunda gurbete giden Ebu Bekir’i uzun zaman görmeyen annesi , oğlunu görmek için İstanbul’a gider oğlunun bağdat’a müderris olarak gittiğini öğrenir.Evlat hasretini teskin etmek için oradan Bağdat’a gider. Uzaktan oğlunun medresede kendisini ilme nasıl verdiğini hayranlıkla seyreder. Konuşup görüşmeden geri döner.Allah bilir ya, belki de annesi oğlunun hizmetine ve ilim iştiyakına zarar gelmesin diye özlem ve hasretini o temiz kalbine gömerek dönmesi , makbul bir dua hükmüne geçmiş ki;Allah , Bekir’i böyle hizmetlerde istihdam etmiştir. Demek annelerin davranışları çok önemlidir. Ve annelere çok vazife düşüyor.
Bir kişi ne yapabilir deyip tembellik yapmanın hiçbir mazereti yoktur. İhlasla ve sabırla Allah yolunda çalışmak semeresiz,neticesiz kalmıyor.Hem insan netice ile mükellef değil. Bediüzzaman’ın dediği gibi ” vazifesini yapıp, vazife -i ilahiyyeye karışmamalı”.Başarılı yapmak veya yapmamak Allah’a aittir. Bir Ebubekir ihlasla çalışırsa bir kıta olabilir. İhlas ile çalışan Ebu Bekir Efendi Afrika’nın güneyinde İslamiyeti unutulmaktan kurtarır, yeniden hayatlandırır.
1823 yılında Şehrizor’da Hoşnav adındaki bir Kürt aşiretine mensup bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Ebu Bekir’in, 1862 de Bağdat’tan başlayan uzun ve zorlu  yolculuğu, İstanbul, Akdeniz ve Atlas okyanusundan devam ederek 1863’ün ocak ayında Cape Town(Ümit Burnu)da son bulur. Fakat bu son 17 yıl sürecek İslam’a hizmetin başlangıcıdır.Ebu Bekir Efendi 1880 yılının 29 ağustosunda vefat edinceye kadar bir çok zahmetlere katlanarak hizmet eder.

Allah Rahmet etsin.

ebubekir-efendi-ve-çocukları

 

eb3

KAYNAKLAR
Abdülkadir Konuksever, Al Jazeera Turk
Hakan Albayrak, Yeni Şafak Gazetesi
Ömer Aymalı / Dünya Bülteni – Tarih Dosyası

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

TemaFabrika