Dolar : Alış : 3.7994 / Satış : 3.8062
Euro : Alış : 4.6666 / Satış : 4.6750
HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul11°CYağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 22 Kategoride 339 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

MEDRESELERİNİN GERİLEME SEBEPLERİ VE DEVLET KURUMLARINDAN TALEPLERİ I

27 Ekim 2015 - 660 views kez okunmuş
Ana Sayfa » LÊKOLÎN-ARAŞTIRMA»MEDRESELERİNİN GERİLEME SEBEPLERİ VE DEVLET KURUMLARINDAN TALEPLERİ I
MEDRESELERİNİN GERİLEME SEBEPLERİ VE DEVLET KURUMLARINDAN TALEPLERİ I

DOĞU VE GÜNEYDOĞU MEDRESELERİNİN GERİLEME SEBEPLERİ VE DEVLET KURUMLARINDAN TALEPLERİ I

(Özet ve Giriş)

Bu başlık altında bir kaç seri yazı ile Doğu ve Güney Doğu’da faaliyet gösteren medreselerin gerilemesinin arka planında bulunan dahili ve harici sebepler üzerinde duracağız. Ayrıca medreselerde müderrislik yapan alimler ile onların tedrisatından geçen medrese talebelerinin günümüzde yaşadığı sorunları, bu sorunların çözülmesi konusunda taleplerini sistematik bir şekilde incelemeye çalışacağız . Konunun araştırılmasında kitabi bilgilerin ve kaynakların yanı sıra halihazırda yaşayan medrese alimleri ve talebeleriyle görüşmeler neticesinde tespit ettiğimiz bazı tecrübi bilgilerimizi de sunmaya gayret göstereceğiz.

Öncelikle şu hususa dikkat çekmek gerekir ki, medreselerin gerilemesinin belli başlı sebepleri vardır. Bunlar, medreselerin dahilî ve haricî koşullarından, çağa ayak uyduramamalarından, modern eğitim sistemine kapalı olmasından veya kapalı olmaya zorlayan şartlarından, doğu toplumunun sosyal, siyasal, ekonomik vs. yapısından, devlet içindeki bazı unsurların yasaklayıcı tavırlarından, o medreselerde eğitim dilinin Arapça ve Kürtçe sürdürülmesi nedeniyle Türkçe’yi resmi dil kabul eden Türkiye’de medrese ehlinin kendilerini ifade edememelerine neden olan “dil sorunları”ndan, son yıllarda bölgede cereyan eden şiddet olaylarının yarattığı tedirginlik ve korku dolu havasından, yasal partilerin medreseleri ve medreselileri kendi siyasî çıkarları için kullanmalarından, yasa dışı illegal örgütlerin onların nüfûzları üzerine zoraki faydalanma tavrından veya onlar üzerindeki baskı, tedhiş ve sindirme hareketlerinden ve daha bir çok şeyden kaynaklanan sebepler olduğu gibi, bir diğer sebepler zinciri de Diyanetin ve İlahiyat fakültelerinin ilgisiz ve duyarsızlığı ile onlara sahip çıkmamasından ve onlara gerekli desteği vermemelerinden, yada onlardan faydalanma yoluna baş vurmamalarından kaynaklanmaktadır.

Medrese Müderris ve Talebelerinin Talepleri de şunlardır:

  1. Medrese Hocalarına Akademik Kariyer Verilmeli:
  2. Medrese Hocalarına Müftülük ve Vaizlik Hakkı Tanınmalı:
  3. Medrese Talebelerine İmam-Hatiplik ve Müezzinlik Hakkı Tanınmalı:
  4. Diyanete Bağlı Eğitim Merkezlerinde Medrese Hocalarına Öğretmenlik Hakkı

Verilmelidir:

  1. Bölgesinde Etki, Nüfûz ve İlmî Kapasitesi Herkesçe Teslîm Edilen Hocalara İrşad Görevi ve Umumî Vaizlik Hakkı Tanınmalı:
  2. İlahiyat Fakültelerinde Ehliyetli Medrese Hocalarına Misafir Öğretim Üyesi Olma Hakkı Tanınmalı:
  3. Ehliyetli Medrese Hocalarına Din İşleri Uzmanlığı, Din İşleri Yüksek Kurul Üyeliği ve Dinî İşler Konusunda Danışmanlık Hakkı Verilmeli:
  4. Medrese Hocaları ve Talebeleri Bilimsel Araştırmalara Teşvik Edilmeli

ve Onların Var Olan Çalışmaları Gün Yüzüne Getirilmelidir:

Bütün bu önerileri sunduktan sonra kısaca bunların sağlayacağı pratik faydalara değinmek gerekir. Bu faydalar tek başına bir makale konusu olmakla beraber, burada kısa maddeler halinde arz etmekle yetineceğiz:

  1. Yukarıda önerdiğimiz ya da önermediğimiz fakat gerekli olan çalışmaları yapmakla insanî, tarihî, ilmî, toplumsal, ahlâkî vs. yükümlülüğümüzü eda etmiş oluruz.
  2. Bunların ekonomik nedenlerle illegal örgütlere alet olmaları önlenmiş olur.
  3. Medreselerdeki ilmî hayatın tekrar canlanması sağlanmış olur.
  4. Toplumun önem verdiği ve saygı gösterdiği değerlere değer verilerek toplum güveni de kazanılmış olur.
  5. Bir çok toplumsal, siyasî, idarî, dinî ve ilmî sorunun çözümünde onların etki ve nüfûzundan istifade imkanı elde eder, sorunların çözümünde kolaylıklar sağlarız. Zira hâlâ o bölgelerde hocalar ve şeyhler sulh, kız kaçırma, aşiret kavgaları, miras davaları, arazî tartışmaları, ticari ve iktisadî anlaşmazlıklar gibi mahkemelik durumlarda ve sâir konularda birçok yetkilinin beceremeyeceği şeyleri becerebilir.
  6. Kültürel, bilimsel potansiyelimiz geliştirilmiş, bil kuvve var olan bir maden kaynağımız bil fiil işletilmiş olur. Burada İbrahim Tatlıses örneğini göstermek yeterlidir. Şayet aynı İbrahim köyde kalsaydı şartlar onu büyük bir olasılıkla “Çoban İbo” olmaya zorlayacaktı.
  7.     Eski Harran, el-Cezîre, Bitlis, Oxîn, Norşin, Diyarbekir, Çuxreş (Karayazı), Beyazit,  vs. yerlerde bulunan Eğitim Merkezleri ve büyük felsefî, tasavvufî, kelâmî ve ilmî ekollerin doğuşuna tanıklık eden yerlerde tekrar eğitim ve öğretim faaliyetlerinin geliştirilmesi yaygınlaştırılması ve canlandırılması sağlanacaktır. Bediuzzaman’ı yetiştiren Beyazıt medresesinden hiçbir iz yok. Bir çok büyük filozof yetiştiren Harran ekolünden hiçbir kalıntı yok. İmam Buhârî’nin iki defa hadis almak için rihle yaptığı el-Cezire’de o günün hadis merkezi konumundan hiçbir eser yok. Norşin gibi kalıntılar da yok olmak üzere. O bölgelerdeki kütüphaneler, kitaplar nerede? O büyük âlimlerin çalışmaları neden kayıp? Şu anda onların oğul ve torunlarının evlerinde o büyük ve zengin kültür sermayesi var mı? Yoksa helva sarmak üzere kâğıt ve gazete fiyatına kilo ile satılarak imha mı edildi?

Sonuç olarak şunu beyan etmek gerekmektedir: Medrese kültürünün ilahiyat fakülteleri ve diyanet işleri başkanlığı bünyesinde veya onlarla işbirliğine geçilerek sistemli ve yasal kurumlar haline dönüştürülmesi, böylece bu kurumlara sahip çıkılarak sorunlarının giderilmesi durumunda bölgenin ve ülkemizin geleceği için büyük faydalar mülahaza edilmektedir. Biz de bu konuda gündem oluşturmak için Cenab-ı Hakkıj izniyle ileriki günlerde bir kaç seri yazıyı sizlere arzedeceğiz.

 

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Hasan Dursun
02 Aralık 2015 - 23:25

Yararlı paylaşım , Yazıların devamını bekleriz …

mehmet
05 Aralık 2015 - 16:30

devamını bekliyoz…

ahmed
05 Aralık 2015 - 16:30

biz de bekliyoruz.

TemaFabrika